İlişkilerde "Normal" Baskısı: Başkalarının Modeli Size Uymak Zorunda mı?
Belirli sürede belirli adımlar, herkesin uyguladığı düzenler... Bu şablonlar nereden geliyor, neden herkese uymuyor ve iki kişi kendi düzenini nasıl kurar?
Derya Arısoy 4 dk okuma
İlişkiler hakkında konuşulurken sık kullanılan bir cümle vardır: "Normalde bu aşamada şunun olması gerekir." Belirli bir süre sonra birlikte yaşanır, belirli bir yaşta evlenilir, hafta sonları birlikte geçirilir, tatile birlikte çıkılır. Bu beklentilerin kaynağı çoğu zaman ilişkinin kendisi değil, dışarıdan gelen bir şablondur.
Sorun şablonun varlığı değil, herkese uyacağının varsayılmasıdır. İki insanın yaşam düzeni, çalışma saatleri, aile yapısı ve ihtiyaçları farklıysa; başkalarının modeli iyi çalışmaz. Buna rağmen çoğu çift, kendilerine uymayan bir düzeni sürdürmek için epey enerji harcar.
Şablon Nereden Geliyor?
Bu beklentilerin bir kısmı aileden, bir kısmı çevreden, önemli bir kısmı da izlenen ve okunan içeriklerden gelir. Tekrar tekrar görülen bir model, zamanla "doğru olan" gibi algılanır.
Buradaki mekanizma sinsidir: kimse açıkça bir kural koymaz. Yalnızca aynı sahne yeterince çok kez görülür ve sonunda ölçü hâline gelir. Bu ölçüye uymayan ilişkiler ise eksik sayılır, hatta taraflar kendi ilişkilerini sorgulamaya başlar.
"Herkese Uyan" Modelin Sorunu
Hazır bir yol, ortalama bir durumu tarif eder. Ortalama ise kimsenin tam olarak yaşamadığı bir kurgudur. Kişinin koşulları ortalamadan uzaklaştıkça, hazır yol daha az işe yarar.
Bu, yalnızca ilişkiler için geçerli değildir; öğrenmeden çalışma düzenine kadar pek çok alanda aynı sorun görülür. Standart yolun herkese uymaması ve kendi yöntemini kurmak üzerine söylenenler, iki kişinin kendi düzenini kurması için de aynen geçerlidir.
Takvim Baskısı
En yaygın şablon zamanla ilgilidir. Belirli bir süre sonra belirli bir adımın atılması beklenir ve bu beklenti çoğu zaman içeriden değil dışarıdan gelir.
Sorulan sorular masumdur ama birikimlidir: ne zaman, neden hâlâ değil, artık zamanı gelmedi mi? Bu sorular yeterince tekrarlandığında çiftler, hazır olmadıkları bir adımı sırf soruları bitirmek için atabilir. Takvimi dışarıdan gelen sorular değil, iki kişinin gerçek hazırlığı belirlemelidir.
Birlikte Geçirilen Zamanın Ölçüsü
Bir başka yaygın şablon, ne kadar birlikte olunması gerektiğidir. Her akşam görüşmek, her hafta sonu birlikte olmak, tatilleri paylaşmak.
Oysa bazı insanlar için yoğun birliktelik dinlendirici, bazıları için yorucudur. İki taraf da aynı ihtiyaca sahipse sorun yoktur. Farklıysa, çözüm ortalamayı uygulamak değil, ikisinin de rahat ettiği bir ritmi bulmaktır. Bu ritim komşunun ya da arkadaşın ritmine benzemek zorunda değildir.
Ortak ve Ayrı Alanlar
Her şeyin birlikte yapılması gerektiği inancı yaygındır. Aynı diziyi izlemek, aynı arkadaş grubunu paylaşmak, aynı hobiye sahip olmak.
Gerçekte ilişkiyi güçlendiren şey, ortak alan kadar ayrı alandır. Kendi ilgi alanını sürdüren kişiler, ilişkiye anlatacak yeni bir şeyle döner. Tamamen iç içe geçmiş düzenlerde ise bir süre sonra konuşacak konu azalır.
Görünürlük Beklentisi
Bir ilişkinin dışarıdan nasıl göründüğü de bir şablon üretir. Belirli günlerin kutlanması, paylaşımların yapılması, çevreye belirli bir tablonun sunulması beklenir.
Bu beklenti karşılanmadığında ilişki sorunlu sanılır. Oysa görünürlük ile yakınlık farklı şeylerdir. Dışarıdan sessiz görünen bir ilişki içeriden çok sağlam olabileceği gibi, tersi de mümkündür. Ölçüyü dışarıya bırakmak, en hızlı yorulma yoludur.
Kendi Düzeninizi Kurmak
Kendi modelini kurmanın yolu, önce neyin gerçekten işe yaradığını fark etmekten geçer. Son aylarda hangi düzen iyi hissettirdi, hangisi zorladı?
Bu soruların cevabı yazıldığında, çoğu çift kendi doğal ritmini şaşırtıcı biçimde net görür. Ardından yapılacak şey basittir: işe yarayanı korumak, yaramayanı değiştirmek. Bu değişiklikleri kimseye açıklamak zorunda değilsiniz.
Uyum Uzlaşmadan Doğar
Kendi düzenini kurmak, herkesin istediğini yapması anlamına gelmez. İki kişinin ihtiyaçları farklıysa, ortada bir uzlaşma olması gerekir.
Uzlaşma ile taviz arasındaki fark önemlidir. Uzlaşmada iki taraf da bir şey kazanır; tavizde ise bir taraf sürekli vazgeçer. Uzun vadede yürüyen düzenler, ikinciye değil birinciye dayanır. Bu yüzden düzen kurulurken "bu ikimize de uyuyor mu" sorusu düzenli olarak sorulmalıdır.
Şablonun İşe Yaradığı Yerler
Hazır modelleri tamamen reddetmek de doğru değildir. Yaygın öneriler, çoğu zaman biriken deneyimin özetidir; düzenli konuşmak, sorunları biriktirmemek, karşı tarafın ihtiyacını sormak gibi.
Ayrım şurada: ilkeler genellikle işe yarar, biçimler ise kişiye göre değişir. "Düzenli birlikte vakit geçirmek" bir ilkedir; "her cumartesi akşamı dışarı çıkmak" ise bir biçimdir. İlkeyi korumak, biçimi kendinize göre kurmak en dengeli yoldur.
Kimin İlişkisi Kimin Kuralı?
Bir ilişkinin başarılı sayılması için dışarıdan onay alması gerekmez. Ölçü, iki kişinin bu düzende iyi olup olmadığıdır.
Bu soruyu düzenli sormak, çevreden gelen bütün beklentilerden daha faydalıdır. Başkalarının modeli onların koşullarına göre kurulmuştur ve sizin hayatınızı bilmez. Kendi düzenini kuran çiftler daha az yorulur; çünkü sürdürdükleri şey gerçekten kendilerine aittir.